PRİZREN

TARİHÇE

Bugünkü Prizren bölgesinde, kuzeyinde eski çağlarda Theranda adıyla anıldığı düşünülen yerde böyle bir etkin yaşamın var olduğunu göstermektedir. Theranda adlandırması Roma devri isimlerinden biridir. MS. 830’lu yıllarda Prizren ve civarı, Birinci Bulgar Devleti sınırları dâhilinde olmuştur. 1018’de Çar Samuel idaresindeki Bulgar devletinin çöküşüyle beraber, Doğu Roma idaresi Prizren’de piskoposluk erkezi kurmuştur.Georgi Voiteh önderliğinde Bulgarların toparlanmasının yaşandığı 1072 senesi dolaylarında, Voyislav hanedanına bağlı Konstantin Bodin (3. Peter), babası, Dük Petrilo ve 300 seçkin asker ile Voiteh’in Prizren’deki birliklerine saldırmıştır. Bu isyan bastırılmış ve 1073 yılında bölgedeki Doğu Roma egemenliği tekrar sağlanmıştır.Haçlılar ile Doğu Roma İmparatorluğu arasındaki savaş zamanında Sırp önderi Stefan Nemanja Prizren’i fethetmiştir (1189). Ancak, 1191 yılındaki yenilgi sonrasında şehri tekrar Doğu Roma yönetimine bırakmak durumunda kalmıştır. Prizren, 1204’te İkinci Bulgar Devleti zamanında ele geçirilmiş, 1208’de ise Nemanyiç hanedanlığından Prens Stefan Prvovenčani tarafından zapt edilmiştir. Bu dönem şehrin Boril önderliğindeki Bulgar kağanlığı ile sık sık el değiştirdiği bir dönemdir.Sırp kral Stefan Milutin, Azize Ljeviš (Lyeviş) Tapınağını kurduğu 14. yüzyıl dolaylarında şehirde Sırp Ortodoks Kilisesi’ne bağlı piskoposluk kurulmuştur. İmparator Stefan Duşan devrinde Prizren’de saltanat makamı oluşturulmuş ve şehir, Sırp devletinin merkezi hâline getirilmiştir. 1343-1352 yılları arasında İmparator Duşan, şehir yakınlarında Aziz Arhancel Manastırı’nı yaptırmıştır. Prizren yöresinde o zaman var olan Ribnik muhiti, Sırp imparatorlarının karargâhı konumunda idi. Ticaret, sanat ve kültür yönünden şehirde yaşanan gelişkinlik sonucunda Prizren şehrinin bu devirle beraber Sırbistan’ın merkezi, Sırbistan’ın İstanbul’u olarak anılmaya başlandığı söylenmiştir.

Sırp yönetimi döneminde; 12. ve 14. yüzyıllarda, bu bölgede Slavların nüfus ve nüfuzu artmıştır. Sırpların liderlerinden Çar Duşan ve oğlu Uroş yönetiminde Prizren bazen bu çarların merkezi olmuştur. Balkanlar’da Osmanlı Devleti’nin, Türk ilerleyişinin gelişerek devam etmesiyle Prizren ve civarında Türk etkisi artmaya başlamış, bu etki 1389 yılı 1. Kosova Savaşı ile beraber Sırp egemenliğinin kesin bir kırılma yaşaması sonucunu doğurmuştur.

Prizren’in Osmanlı Devleti’nin idaresine tam olarak girdiği yıl 1455 olarak belirtilmektedir. 1. Kosova Savaşı’nı takip eden yıllarda Prizren’in Osmanlı Türklerince alındığına rastlansa da, Osmanlı hâkimiyetinin kalıcılığı için 1455 tarihi önemlidir. Bu tarih, Fatih Sultan Mehmet Han’ın taht yıllarıdır ve Prizren’i de, Fatih Sultan Mehmet’in ulu kumandanlarından İsa Bey fethetmiştir. Şehrin Osmanlı devrinde kullanılan adı Pürzerin’dir; ( پرزرين ). Bugünkü Prizren adının da Pürzerin adlandırmasından son dönemde geliştiği düşünülmektedir (Pürzerin > Perzerin > Prezrin / Prizrin > Prizren). Osmanlı devriyle beraber, bölgenin genelinde olduğu gibi, Prizren’de de ekonomi, kültür ve idare yönünden ilerlemeler olmuştur. Şehir, uzun yıllar sancak merkezliği yapmış, Kosova Vilayeti ve Balkan coğrafyasında ünlü bir şehir olagelmiştir.

Prizren’in Osmanlı devrinde, yaşayış bakımından yüksekliği, 19. yüzyıl sonlarında yazılmış birçok Osmanlı salnamesinden, Osmanlı atlasından öğrenilebilir. 19. yüzyıla ait atlaslardan birisine göre ilgili yüzyıl sonlarında, Üsküp, Priştine, Seniçe, İpek, Prizren ve Taşlıca sancaklarından oluşan Kosova Vilayeti’nin nüfusça en büyük şehri 38.000 kişi ile Prizren’dir. Söz konusu dönemde Kosova Vilayeti’nin idarî merkezi olan Üsküp’ün nüfusunun 25.000 olduğu hesaba katılırsa, rakamın önemi daha da ortaya çıkar. Aynı devirde, bugün Kosova’nın başkenti olan Priştine ise 11.000 nüfusa sahipti. Bu devirde şehirde gümüş telden zarf ve sigaralık yapıldığı; aba, kilim ve yünden gömlek imal edildiği; deri işlemeciliğinin üst düzeyde olduğu da öğrenilmektedir. Ayrıca, bir başka kaynağa göre 19. yüzyılda Prizren, önemli ekonomi, ticaret merkeziydi. Sözünü ettiğimiz yüzyılın sonunda Prizren’de 1.500 kadar dükkân bulunurmuş. 1874’teki bir Türk salnamesine göre Prizren, 44.000 nüfuslu bir şehirdir.

Osmanlı devrinin sonlarındaki Prizren

Osmanlı devri sonları

Osmanlı Devleti egemenliğinin otorite sağlamakta iyice zorlandığı 19. yüzyılda Prizren’de, şehrin Türk sakinleri ve bazı Müslüman sakinleri dışında kalan kesiminde, çeşitli hareketlenmeler yaşanmıştır.

Prizren, Arnavut millî hareketlenmesi tarihinde, 19. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti’nin zor yıllarında 10 Haziran 1878 tarihinde kurulan Prizren Birliği’nin merkezi olmuştur. Arnavut millî yapılanmasının oluşturulmaya çalışıldığı bu dönemlerde Prizren’deki bu toplanma ehemmiyet arz eder.

Balkan Savaşları

1. Balkan Savaşı vaktinde Prizren, Sırp ordusunun idaresine geçmiştir. Bu ele geçirme sırasında şehir sakinlerinden gelen savunma, kanlı bir şekilde bastırılmıştır. O devirde, Britanyalı gezgin Edith Durham’ın bu devirde şehri ziyaret etme talebinin, şehirdeki Karadağ Krallığı yetkililerinin yasaklamasına maruz kaldığı belirtilmiştir. Bu zaman diliminde şehir, yabancılara kapatılmaya çalışılmıştır. Roma Katolik Kilisesi mensubu Üsküp başpiskoposu, şehrin Sırbistan idaresine geçişinden sonra Prizren’de yaşanan sıkıntıları Papa’ya bildirmiştir. Bütün Balkanlar gibi, Prizren muhiti de Balkan Savaşları döneminde büyük sıkıntılar yaşamıştır. Bu dönemde şehrin Türk ve Türk olmayan Müslüman sakinlerinin büyük kısmı, şehirden göç etmek zorunda kalmışlardır. Bu göç dalgaları o devirden günümüze dek çeşitli yoğunluklarla süregelmiştir.

1915’te Sırbistan Krallığı’nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu askerî gücünden yararlandığı bu yayılma döneminde şehir İttifak Devletleri güçleri kontrolundaydı. 1918’de Sırbistan güçleri, şehri İttifak Devletleri’nden almış ve burayı Karadağ’ın hükmüne bırakmıştır.

1918 yılında Prizren, yeni kurulan Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı sınırları dâhiline alınmış, bu krallığın adı 1929’da Yugoslavya Krallığı olarak değiştirilmiştir. Prizren, bu dönemlerde Vardar Banlığı’na (başkent Üsküp) bağlı bir şehir hâlinde olmuştur.

Osmanlı devrinden sonra Prizren

Osmanlı Devleti bayrağının gönderden indirildiği 1913 yılında Prizren, Sırp egemenliğine geçmiştir. Bu dönem, Kosova Türklüğü ve Kosova Müslümanlığı açısından birçok olumsuzluğun boyut değiştirerek arttığı bir tarihtir. Söz konusu yıllarda Kosova’nın genelinden ve Prizren’den, gerileyen Osmanlı sınırına; Türkiye’ye doğru büyük göç dalgaları yaşanmıştır. Yüz binlerce Türk ve on binlerce Müslüman’ı Balkan coğrafyasından söken bu göç dalgaları ile Kosova’daki Türk nüfus oranı büyük değişiklik yaşamıştır.

Mihver Devletleri’nden biri olan İtalya ve Arnavutluk 1941 yılında şehri işgal etmişlerdir. 2. Dünya Savaşı sırasında Prizren, İtalya kontrolundaki kukla devlet Arnavutluk’un egemenliğinde olmuştur. 1944 yılında Komünist Yugoslavya idaresi şehri alıp, demokratik Sırbistan idaresi altında olan Kosova ve Metohiya Bölgesinin parçası olarak konumlandırmıştır. 1974’te Prizren’in de dâhil olduğu bölgeye, Kosova Sosyalist Özerk Bölgesi adı verilmiş, Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti sınırları içinde, aynı şekilde Sırbistan Sosyalist Cumhuriyeti’nin özerk bölgesi konumunda bırakılmıştır.

2. Dünya Savaşı’nda Prizren ve etrafında, Sosyalizm, Komünizm hareketleri görülmüştür. Josip Broz Tito'nun Kasım 1942'de topladığı Yugoslavya Antifaşist Ulusal Kurtuluş Konseyi (AVNOJ) direniş harekâtının bütün Yugoslav halklarını birleştirecek bir siyasî programa kavuşmasını sağlamaya çalışmıştır. Bu tarihlerle beraber Prizren’de Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti’nin hükümranlığı başlar. Savaştan sonra, 1947 yılına dek Prizren, Kosova Sosyalist Özerk Bölgesi’nin merkezi olmasına rağmen, belirgin bir gelişme yaşamamıştır. Bu tarihleri takip eden sonraki süreçte Prizren’le beraber Kosova, Yugoslavya'da en geri kalmış merkezlerden biri niteliğine itilmeye başlanmıştır.

1950 yılı sonundan 1960 yıllarına kadar 3.200 den fazla ailenin Prizren’den Türkiye’ye göç ettiği belirtilmektedir. 1992 ile beraber Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti topraklarında başlayan çatışma ve savaşlar neticesinde, bölünmeler yaşanmıştır. Prizren, neticede 1992’den sonra ilan edilen Yugoslavya Cumhuriyeti ve sonraki süreçte Sırbistan-Karadağ devleti devirlerini yaşayıp 1999 yılında gerçekleştirilen NATO Müdahalesi ile Birleşmiş Milletler yönetimindeki Kosova’nın bir şehri konumuna gelmiştir.

21. yüzyılın bütün zorluklarına rağmen, Prizren’de yaşayan Müslüman Türk nüfusu ve kültür tarzı düşünüldüğünde, Osmanlı idaresinde Prizren ve civarındaki Türk nüfusunun büyüklüğünü tahmin etmek zor değildir. Şehrin bugünkü sosyal durumu, eskilere dair bazı izdüşümleri yaptırabilmektedir.

Bölge ve Nüfus

Prizren Kosova’nın güneyinde yer alan, coğrafi konumu itibariyle iş dünyası ve ticaret için önemli yer teşkil eden bir bölgedir. Yaklaşık olarak 240.000 kişi bölgede yaşamaktadır. Merkez dışında 74 köy bulunmaktadır. Bölgedeki etnik çeşitlilik oldukça yüksek seviyededir. Bu durum da bölgeyi Kosova’nın kültürel ve etnik olark en zengin bölgesi konumuna getirmiştir.

Siyasi Yapı

Yasama

Kasım 2007 seçimlerinde oluşan 41 kişilik meclis belediyeyi idare etmektedir. Mevcut koalisyonda PDK, AKR, KDTP ve VAKAT partileri bulunmaktadır.

Yürütme

Başkan Ramadan Muja ve yardımcısı Minir Krasniqi PDK partisinden seçilerek başa gelmişlerdir. İkisi bayan toplam 10 kişilik bir idareci topluluğu bulunmaktadır.

Yargı

Prizen’de ilçe mahkemesi, belediye mahkemesi ve suç mahkemesi bulunmaktadır. EULEX adalet ofisi belediye mahkemesi içinde bulunmaktadır. Toplam 32 hakim ve 16 savcı bölgede görev yapmaktadır.

Güvenlik

221 polis memuru ile Kosova’daki en büyük karakollardan birine sahip olan Prizen’de aynı zamanda 3 EULEX danışmanı da görev yapmaktadır.

Ekonomi

Bölgede ekonomi tarım, ticaret, inşaat ve gıda işleme sektörlerine dayanmaktadır. Bütün işletmeler özel işletmelerdir. Belediyenin kentleşme ve planlama departmanının oluşturmak için girişimde bulunduğu yeni iş sahalarını ekonomiye canlılık getirmesi beklenmekte.

Kamu Hizmetleri

Sağlık

Sağlık sektörü mevcut durumda 11 aile sağlık merkezi, 22 gezici sağlık birimi, 125’i doktor 375 sağlık personeline sahiptir. Bölgede ayrıca 32 özel sağlık ocağı, 22 diş hekimliği ve 19 eczane bulunmaktadır. Bölgedeki bütün etnik gruplar bu hastanelerde eşit haklara sahiptirler.

Eğitim

Bölgede 46 ilkokul ve 6 ortaokul bulunmaktadır. Bir tanesi zihin engelliler için olmak üzere 2 tane de özel okul bulunmaktadır. İlk ve orta öğretimdeki öğrenci sayısı yaklaşık olarak 40.000 civarındadır ve her yıl ortaokula kayıt olan öğrenci sayısı artış göstermektedir.  Derslik yetersizliğinden dolayı merkezde 3 köylerde ise 2 vardiya olarak öğrenciler okullara gitmektedirler.